TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI İnsan Hakları Derneği

Her dernek ve birlik için sivil toplumla ilişkiler birimlerinde bir dosya açılır. Derneklerin iş ve işlemleri ile ilgili tüm belgeler bu dosyada saklanır. B) Lokalin kapalı olduğu süre içinde bozulabilecek mallar ile kişilerin özel eşyalarının çıkarılmasına izin verilir. Dernek lokalleri, yönetim kurullarınca bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak hazırlanan yönergeye göre işletilir. Lokal yönergesinde aşağıda gösterilen hususların belirtilmesi zorunludur. İlgili valilik, taleple ilgili gerekli araştırmayı yaptıktan sonra, izin talebini valilik görüşü ile birlikte bir ay içinde Bakanlığa gönderir. Bu Yönetmelikte öngörülen alındı ve harcama belgeleri; Yönetmelik ekindeki örneklerinde gösterilen belgelerdeki tüm bilgilerin eksiksiz doldurulması ve ilgili kişilerce imzalanması suretiyle düzenlenir. Bastırılan alındı belgeleri matbaadan dernek saymanınca tutanakla teslim alınır. Dernek saymanı bu alındı belgelerinin dernek adına para toplama yetkili kişilere tesliminden, boş ve kullanılmış alındı belgelerinin saklanmasından sorumludur. Alındı belgelerinin, eski ve yeni saymanlar arasında tutanakla devir teslimi yapılır.

Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki dernek kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir. Gazetecinin bir basın – yayın organındaki işlevini ”Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ndeki hakları, sorumlulukları ve görevleri belirler. Cemiyet Saymanınca teslim alınan Alındı Belgeleri, Alındı Belgesi Kayıt Defterine kaydedilir. Alındı Belgelerinin, eski ve yeni saymanlar arasında tutanakla devir teslimi yapılır. Forma veya sürekli form şeklinde bastırılan alındı belgeleri de başlangıçlar ve bitiş numaraları elli asıl ve elli koçan yaprağını ihtiva edecek şekilde gruplandırılarak yukarıda belirtilen usule göre kaydedilir. Gerekli durumlarda Komisyon üyelerinin çalışmalarına ilişkin giderleri karşılanır. Her komisyonda Yönetim Kurulu üyelerinden biri koordinatörlük görevi yapar. Meslek Dalları Komisyonu, (Foto Muhabiri, Kameraman, Polis Muhabiri, Adliye Muhabiri, Spor Muhabiri ve Yazarı, Sağlık – Eğitim Muhabiri, Ekonomi Muhabiri, Vilayet – Belediye Muhabiri, Kültür – Sanat Muhabiri, Magazin Muhabiri, Çevre Muhabiri, Çizerler, Köşe Yazarları, Yazı İşleri çalışanları gibi dallar) ile radyo ve televizyonlardaki yayıncılık birimlerinde belirlenecek temsilcilerden oluşturulur. Temsilciler Komisyonunun üye sayısı Cemiyet üyelerinin görev yaptığı yayın kuruluşlarının sayısı kadar olur.

Kurulun ilk toplantısında üyeler aralarından bir başkan ve sekreter seçerler. Yönetim Kurulunun sürekli çıkarma kararına karşı Genel Kurulda itiraz edilebilir. Denetçiler, Yönetim Kurulu kararıyla gerekli görülen Yönetim Kurulu toplantılarına gözlemci olarak katılabilirler. I) Gündeminde organ seçimleri maddesinin de yer aldığı Genel Kurullar iki gün sürer. Madde 12 – Cemiyet üyeliğinden çıkarılanlarla kendisi ayrılanlar bütün haklarını yitirmiş olurlar. Üyelikten çıkarılanlarla istifa edenler ayrılma tarihlerine kadar var olan ve gerçekleşen her türlü borçlarını ödemek zorundadırlar. Üyelikten kendisi ayrılanların ya da çıkarılanların kazanılmış hak ve alacakları Cemiyete kalır. Madde 11 – Aşağıdaki durumlarda Yönetim Kurulu kararı ile Cemiyet “asıl üyeliğinden” çıkarılma kararı verilir. Asıl üyenin adı, Cemiyet üye kayıt defterinden silinir, üyeliği sona erer. Red kararı verilen adaylar Yönetim Kurulu kararının kendilerine tebliğinden itibaren 1 yıl geçmeden yeniden aday olamazlar. 1- Birinci Yargı Paketi ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, güveni kötüye kullanma ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları uzlaşma kapsamına alınarak uzlaşma öngören hükümler genişletildi. 2- Yine 1 Ocak 2020’de yürürlüğe giren “basit yargılama usulü” ile de belirli bir ceza miktarına kadar olan suçlar açısından kovuşturma aşamasında, duruşma açmaksızın dosya üzerinden yargılamanın tamamlanabilmesine imkan getirildi.

Maddesinde yer alan haksız tahriki açıklayarak, olası kast ile insan öldürme suçunda failin haksız tahrik müessesinden yararlanıp yararlanamayacağı sorunu ele alınacaktır. Bir görüşe göre; seçimlerin “seçenler” ve “seçilenler” olarak iki süjesi bulunmaktadır. Seçim kanunlarında herhangi bir özneyi etkileyecek şartlarda yapılan değişikliğin uygulama alanına yönelik Anayasa m.67 dahilinde değerlendirme yapılırken, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından açıklanan seçim takviminin süjeleri etkileme şekline göre hareket edilmelidir. Şöyle ki; seçme yeterliliği ile alakalı yasa değişikliğinde bir yıllık sürenin hesabında oy verme günü dikkate alınması gerekirken, seçilme yeterliliği, usulü ve yönetimi ile ilgili değişiklikte ise, YSK tarafından açıklanan takvimde seçilmeye yönelik icrai ve kesin hüküm içeren durumlara yönelik süreler, yani seçimlerin resmi takvim başlangıcı ile seçim günü dikkate alınmalıdır. Bu düşünceye göre; Anayasa m.67’nin son fıkrası ile korunan hukuki yarar, seçimler sırasında iktidarda olanın demokrasiye aykırı bir şekilde seçim yarışında avantaj elde etmemesine yönelik bir otokontrol sistemi oluşturmaktır. Bu yorumun, temsili demokrasi amacına hizmete elverişli ve gerekli olduğu ileri sürülmektedir. Cezaların infazında koşullu salıverilme yasağı öngören hallerden bir kısmı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.17/2’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre; “Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar”. Elbette bu hükmün tatbiki için; hükümlünün, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren bir suçtan mahkumiyeti bulunması gerekir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da, sadece disiplin cezasına bağlı olarak bu şekilde bir koşullu salıverilme yasağı öngörülmemiştir. Yazı konumuza verilecek cevap hukuk tekniği açısından evet olacaktır, çünkü konu ile ilgili Anayasa m.154 ve m.155, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görev süreleri ile ilgili herhangi bir hükme yer vermemiş ve bu hususu kanunlara bırakmıştır. Yargıtay ve Danıştay Kanunlarında da, 2016 yılında yapılan değişiklikle 12 yıllık üyelik süresi sınırı ve ikinci kez seçilme yasağı getirilmiştir.

Yönetim Kurulu, Genel Kurulu toplantıya çağırmazsa veya otuz gün içinde Olağanüstü Genel Kurulu toplamazsa bu istekte bulunanların İstanbul Sulh Hukuk Yargıcına başvurma hakkı doğar. K) Mahkemece kayyum atanması veya Medeni Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilme yapılması halinde, bu maddede yönetim kuruluna verilen görevler bu kişiler tarafından yerine getirilir. İngiltere’de sanal kumar ile ilgili çok sayıda ve farklı kanunlar vardır. İngiltere’de üst düzey yöneticilerin kumar , bahis , piyango ve online kumar oynaması ayrı kanunlarla yasaklanmıştır. Bahis ile ilgili yapılan düzenlemeye göre; bahis internet üzerinden oynanabileceği kabul edilmiştir. Çünkü İngiltere’de bahis operatörleri bahislere pey sürme işleminin telefonla yapılabileceğini öngörmüştür bu nedenle telefon arayıcılığı ile yapılabilen pey sürmenin online bir sistem ile yapılmasında sakınca görülmemiş ve online bahis sitelerine lisans vererek hukuki olarak ta bu sitelerin faaliyet göstermesine izin verilmiştir. Bir diğer form olan kumarlardan casino , bingo ve bir çok piyangonun internet üzerinden oynanmasını düzenlenen kanunlar ile illegal kabul edilip lisans verilmemektedir. Özellikle piyango biletlerinin internet üzerinden satışına -piyango biletinin bir makine tarafından satılamayacağı gerekçesi ile – karşı çıkmış ve kanunlarla yasaklamıştır. 2- İfade özgürlüğünü ilgilendiren yargı kararlarına karşı kanun yolu güvencesini artırmak amacıyla da yine birinci yargı paketiyle hakaret, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı askerlikten soğutma ve daha birçok suç türü yönünden bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kararlara karşı ayrıca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvuru imkanı sağlandı. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle de yaptırabilir. TNT tüm Ücretler ödenene kadar hiçbir hak talebiyle ilgili eylemde bulunmak zorunda değildir; talep eden taraf hak talebi tutarını söz konusu Ücretlerden mahsup edemez.

  • Ayrıca, özel yetkilere sahip ağır ceza mahkemeleri uygulaması sonucunda, üç farklı ağır ceza mahkemesi ortaya çıkmış ve toplumda adeta özel hakim, özel mahkeme, özel savcı nitelemeleri yapılmak suretiyle hakim ve cumhuriyet savcıları arasında fiili olarak hiyerarşik bir algı ortaya çıkmıştır.
  • Aynı eksiklik disiplin hukuku için de sözkonusu olup, benzer bir kanun disiplin usul hukuku için de gereklidir.
  • Kişi hak ve hürriyetlerini, ya zirveye taşırız veya tabana iteriz, ancak bir türlü olması gereken orta noktayı, …

Daha sonra, yasama meclisi üyelerinin hukukî durumlarına geçilmekte ve bu başlık altında, milletvekili seçilme yeterliliği, milletvekilliği sıfatının kazanılması, milletvekilliğinin düşmesi, milletvekili dokunulmazlığı kurumlarıyla, milletvekillerinin malî statüleri ele alınmaktadır. Bu derste güdülen esas amaç, öğrencilere yasama organının oluşumu ve işlevleri hakkında ayrıntılı bilgi vermektir. Bu bağlamda, anılan derste parlamento kavramının doğuşu ve gelişimi ele alınmakta ve günümüz demokrasilerinde parlamentonun rolü üzerinde durulmaktadır. Bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin talepler; Bakanlıkça yapılan görevlendirmelerde Genel Müdürlüğe, mülki idare amirlerince yapılan görevlendirmelerde ise valilik ve kaymakamlıklara bildirilir. Bu taleplerde, bilirkişinin incelemesine ihtiyaç duyulan konu ve gerekli görülen diğer hususlar belirtilir. Mülkiye müfettişlerinin bilirkişi görevlendirmesine ilişkin kendi mevzuatlarında yer alan hükümler saklıdır. Mülki idare amirleri tarafından yaptırılan denetimlerde, öncelikle sivil toplumla ilişkiler birimlerinde görevli olanlar olmak üzere, mülki idare amirliklerinde istihdam edilen kamu görevlilerinin görevlendirilmesi esastır.

Örneğin, bir memurun aldığı kınama cezası, memurun görev şartlarını etkiler ancak, onun toplumda da kınanan kişi olması sonucunu doğurmaz. Bu cezaların bir özelliği de; tüm idari cezalara karşı yargı yolu açık olmasına rağmen, disiplin cezası olan uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olmasıdır. Derste bağımsız idari otorite olarak BDDK kurumuna ilgili olduğu nispette atıf yapılacaktır. Ders, ulusal ve uluslararası mahkemeler tarafından uygulanan çağdaş uluslararası ceza hukuku konuları üzerinde yoğunlaşacaktır. Dersin ilk bölümünde, uluslararası ceza hukukunun ‘non bis in idem’, yasallık ve şahsilik gibi temel ilkeleri tartışılacaktır.

Savunma hakkı, adil/dürüst yargılanma hakkının bir parçası olup kısıtlanamaz. Savunma hakkı başta Anayasa ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun çeşitli hükümlerinde öngörülmüş olup, hem Anayasa Mahkemesi’nin ve hem de İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin kararlarına konu yargılamalarda savunma hakkının önemine işaret edilmektedir. Sanığın savunma hakkının korunması vasıtalarından birisi, duruşmada sanığın sorgusunun yapılmasıdır. Bu yazımızda Mart 2011’de Suriye’de başlayan İç Savaşı sonrası savaş sebebiyle Ülkemize gelen, sayıları bugün kayıtlı olarak 3 milyon civarında gözüküyor olsa da, gerçekte daha fazla olduğu düşünülen, Ülkemizin son yıllardaki en önemli sorunlarından birisini teşkil eden ve halen Ülkemizde bulunmaya devam eden Suriyelilerin Uluslararası Hukuk açısından hangi statü altında bulunduklarını açıklayacağız. Bunun anlaşılabilmesi için yazımızda; “göçmen” kavramına, uluslararası koruma türlerinin neler olduğuna ve kapsamlarına yer vereceğiz. Yeni yönetim sistemi konusunda ortak hareket eden 6 siyasi partinin 28 Şubat Paribahis günü “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” adlı Deklarasyonunun önemli başlıkları ve içerikleri bir kenara bırakıldı ve tartışma, Deklarasyonda neden “C. Yeni Bir Sistem Öneriyoruz” başlığı altında neden “1921 Anayasasının nispeten kapsayıcılığının peşinden kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sonraki Anayasalarında daha dar kalıplara girmiştir.” cümlesine yer verildiği, bununla amaçlananın ne olduğu ve 1924 Anayasası’na değinilmemesinin gerekçesinin ne olduğu üzerine odaklandı. Aşağıda polisin durdurma ve arama yetkisi ile ilgili yaptığımız açıklamalar, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m.25 atfı ile jandarma ve 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun “Durdurma ve kimlik sorma” başlıklı 7. Polis, jandarma ve bekçi bir bütünde “kolluk” olarak tanımlayabiliriz.